Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu olan Murat Tulga Buyruk’un çocukluğu ve gençliği doğduğu şehir olan İstanbul’da geçti. 1985 yılında Bağdat Caddesi’nde geçirdiği trafik kazasında iki arkadaşını kaybetmesi hayatının dönüm noktası oldu. Kazanın ardından aylarca komada kaldı. Doktorların ‘yaşamaz’ demesine rağmen mucize eseri hayata döndü.

Üniversite yıllarında kendindeki açılımların farkına varan Buyruk, Allah kavramını ve evreni anlamaya çalıştığı sırada, özünden gelen bir istekle namaza başladı. İslam’ı, Kuran’ı ve Hz. Muhammed’in anlattığı Allah sistemini merak ederek okumaya ve araştırmaya yöneldi. Yunus Emre, Şems-i Tebrizi, İbn-i Arabi, Abdülkadir Geylani ve Mevlana’nın felsefelerini inceleyerek kendine örnek aldı. Bu esnada Tıp doktoru olan ilim ehli bir zat ile tanışıp uzun yıllar ilim aldı. Bu ilmi kendi hayatında kullanıp özümseyerek açılımlar ve değişimler yaşadı Hz. Muhammed’in ve Âlimlerin, Ariflerin yüzlerce yıl önce kuantum sistemi keşfederek hayatlarında kullandıklarını fark etti sonrasında Kuran’ın kuantum sistemi en mükemmel şekilde anlattığını gördü. Buyruk, iş hayatında 16 yıl süresince işletmeciliğini yaptığı seyahat acentesi aracılığıyla çok sayıda ülkeyi gezdi. Bu dönemde acente olarak üç dönem Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’nin (TÜRSAB) yönetiminde bulundu.

Buyruk, 2000’li yılların ortalarında kuantum düşünce sistemi dünyada yeni yeni hareketlenirken, İsviçre Lozan’da evrenin enerjisi olan Prana’yı (süptil enerji) kullanma sanatını öğrendi. 2004 yılında kuantum fiziği ve bununla bağlantılı olarak kuantum düşünce sistemini kullanma sanatıyla ilgili eğitim aldı. 2005 yılında seyahat acentesini kapatarak kendini tamamen ilmi ve bilimsel araştırmalara ve uygulamalara verdi. Ancak kuantum düşüncesini gerçekleştirmek için bilinçaltı düşünce kalıplarının, negatif çekirdek inançlarının hipnozla temizlenmesinin ve olumlamalar yapmanın yeterli olmadığını gördü. Bilinçaltını kodlama ve süptil enerjiyle kandırma yollarını keşfeden Buyruk, bilinçaltı çekirdek inançlarını ve negatif yükleri her insanın kendi çalışmasıyla nasıl temizleyebileceğinin de yolunu buldu ve uygulamaya başladı. Çakraların en kolay yolla çalıştırılması ve çakralarla sağlıklı yaşamanın yollarını öğrendi. 30 yıllık tasavvuf ve bilimsel araştırmaların ardından Buyruk, kuantum düşünce sistemiyle ilgili yaptığı uygulamaları ve birikimlerini insanlarla paylaşmaya karar verdi.

GAYBIN SESİ VE KUANTUM PENCERESİNDEN TASAVVUF

“Gayb’ın sesi”  Feth yolculuğudur. Yolun başı anahtarı bulmakla başlar, anahtar açılıma sebep olan araçtır.
Hz. Muhammet, “Din nasihatten ibarettir” buyuruyor. Nasihat demek; aslında kişinin aldığı dersler, bilgiler üzerine kendisini sınırlandırması, insanlık sıfatını bulması içindir. Gönlümüz hakikate açık olmadığı sürece hikmete açık olamayız ve göremeyiz. Aklımızda ne varsa, hangi sıfatla, hangi açıdan bakıyorsak o şekilde görürüz ve olayın arka yüzüne vakıf olamayız çünkü görünene değil görmek istediğimize bakmaktayızdır. Bu durumda kader kavramı devreye girer, çözülemeyen problem kader. Kader kavramının anlaşılması için insanın özüne dönmesi gerekir öze dönmedikçe Gayb’ın sesini duyamaz. İnsanlar düşüncelerinin sonucunda yarattıkları sebeplerde kaybolduklarını anlayamadıkları için bu sesi duyamıyorlar o zaman deneyimlemek ve bilgi almak gerekir. Eğer doğru bilgi alıyorsak bizi öze götürür ve bu bilgi hayatımızda birçok kolaylığı getirebilir ve değiştirebilir.
Eğer bilgi bize nedenselliğimizi sorgulamaya geliyorsa, varlığın hakikatini sorgulamaya götürüyorsa yani düşüncemizi yükseltiyorsa, varlık sorgusuna doğru hareket ettiriyorsa, o zaman bilgi bizi hayrete götürecektir.
Yolun sonu “HAYRET”ten ibarettir.
Varlığın varlığında yaşıyoruz, ama varlığı bilmiyoruz.
“Balığa sorarsın deniz nedir diye; balık cevap veremez. Hakikati sorsan insana hakikat nedir diye insan cevap veremez.”

Murat Tulga Buyruk
Date

8 Nisan 2018

Category

Uzmanlar